2 Ocak 2010 Cumartesi

Doğuzlan baci (Bir Erzurum Masalı)

Upuzun kış geceleri boyunca halk umumiyetle ev gezmelerine gider. Bu ziyaretlerde bir çok eğlencenin yanı sıra masal da anlatılır. İyi bir anlatıcının ağzından dinlenince tadına doyum olmayan hikâyeleri yalnız küçükler değil, büyükler de can kulağıyla dinlerler. Böyle nezih bir aile toplantısında semaver kurulup çay demlenince gayet güzel(hekat) anlatan birisine rica yağmaya başlar:

−Ağabey hele iyi bir hekat söyle de dinliyek.

−Emii,emi ne olursan bitene annat.

−Eeeee uşah siz de goymirsiz ki ağız dadıynan bir bardah çay içah.

Yalvarmalar yakarmalar biraz daha artar. Aslında bunlara hiç lüzum yoktur. O nasıl olsa anlatacaktır. Ama biraz nazlanmak, hem anlatanın hem de anlatılan masalın kıymetini arttırdığı için her zaman başvurulan bir yoldur.

−Bülmiremki ne annadim ,hepsini bülirsiz −Vallah yoh annat da ne annadırsan annat.

−Ama bah ben annadan da şamata (1)etmek ,hekata garışmah yoh,tamam mi?

Herkes şartlara uymayı kabul eder.

−Gız Anşa hele emin arhasına bi yastıh daha goy.Rahat rahat annadsın.

−Agabey di hadi herkes seni beklir.

Cigarasını sarar,sarı kehribar başlı yasemen ağızlığına takarve sigarasını yakar.Bir iki öksürür anlatmaya başlar.

−”Bir varmış,bir yoğumuş “ der demez hep bir ağızdan “Hoş geldin” denir,hekatçı da “hoş bulduh “ der ve devam eder:

−Bir melmeketin birinde bir Doğuzlan(3) baci varmiş. Bi gün yolda giderken çift süren bir çifciye raslamış. Çifci : −Doğuzlan baci nereye gidirsen ? demiş.

−Vay seni doğura doğura duvara yapışasan.Hele bah ki ben Doğuzlan miyam?

−Ya nesen?

−Erincekli Eze hanım ,Bürüncekli Büze hanım,al vallaki küçük hanım nere gidirsen?

−Gendime goca bulmiya.

−Beni alirmisan?

−Alıram, alıram amma dögende nerenlen dögersen?

−Anbu elimdeki sabannan.

−Vay gemiklerim ,of dalım.Hadi ordan ben seni almiram,demişve oradan uzaklaşmış.Getmiş getmiş davarlarıni otlatan bir çobana raslamış.Çoban Doğuzlan Baci’yi görürgörmez:

−Ooooo…..Doğuzlan Baci beleh yelyepenek (5) nere gidirsen ?

−Seni doğura doğura duvara yapışasan, hele bah ki ben Doğuzlanmiyam?

−Ya nesen ?

−Erincekli Eze hanım ,Bürüncekli Büze hanım,al vallaki küçük hanım.

−Erincekli Eze hanım ,Bürüncekli Büze hanım,al vallaki küçük hanım nere gidirsen?

−Gendime goca bulmiya.

−Beni alirmisan?

−Alıram, alıram amma dögende nerenlen dögersen?

−Bah bu elimdeki degeneginen.(7)

−Of of belim gırildi,vay gaburgalarim ,ben seni heç alırmiyam,demiş.Oradan da gitmiş.Çoban da arhasından bahıp gülirmiş.Bir kırtik(8) yer getmiş,bir sıçana raslamış.Sıçan :

−Doğuzlan Baci nere gidirsen?

−Vay seni doğura doğura duvara yapışasan.Hele bah ki ben Doğuzlan miyam?

−Yah nesen?

−Erincekli Eze hanım ,Bürüncekli Büze hanım,al vallaki küçük hanım nere gidirsen?

−Gızma baci eleh olsun nere gidirsen?

−Gendime goca bulmiya.

−Beni alir misan?

−Alıram, alıram amma dögende nerenlen dögersen?

−Bah bu guyruğumnan.

−Ey eleyse, hade evlenah.

Beraber çıhmış getmişler. Dügün dernek gurmuşlar, evlenmişler.

Hekatın burasında anlatan susar. Herkes heyecanla neticeyi bekler. Anlatan :

−Bu bele getmez.Heleh bene köpigi bol bi gehve bişirin bahim.Ev sahibi:

−Gız gözün kor ola,daha durirsan?Kız apar topar koşar.Kahveyi pişirip hemen getirir.Bu arada diğer misafirlere çerez,meyve ikram edilir.Anlatan kahvesini bitirdikten sonra devam eder:

−Derken aradan zaman geçer, bunlar bir gün çamaşır yıhamaya giderler.

O civarda da bir bey gonağında dügün vardır. Bir ara sıçan Doğuzlan Baci’ye döner:

−Sen burada çamaşırları yeha, ben gidim dügün evinden birez pahlava ,börek getirim.Der ve gider.Doğuzlan Baci da çamaşırlari yıharken oradan geçen kervan develerinden birinin ayah çuğuruna düşer.Ne mümkün çıhamaz.O sırada da dügün evine bir atlı gafilesi gelirmiş.Doğuzlan Baci çuhurdan onlari görür ve bağırmaya başlar:

−Ey atlılar atlılar

Şalvari mor atlilar

Gidesiz toy (10) evine

Diyesiz Samur bege

Boyu uzun Boylan hatun

Saçi uzun Mercan hatun

Can hatun,Canan hatun

Deve izi derin göle düşmüş çıhamir.

Atlılar etraflarina baharlar. Heş kimseyi göremezler,yola düşer dügün evine gelirler.Bir iki hoşbeşten sonra yolda duyduhlarıni annadırlar. Sıçan da arısdah da (11) pahlavaları yerken gonuşulanlari duyar. Hama (12) oradan bir dilim börek alır,goşmiya başlar.Doğuzlan Bci’nin yanına gelir.Amma aradan epey bir vahıt geçmişdir.Doğuzlan Baci ‘ya elini uzadır.

−Elin ver beserek.

−Hadi köpek ben senden küserek.

−Elin ver beserek.

−Hadi köpek ben senden küserek

Sıçanın canı sıhılır.Bir iki sefer daha yalvarır.Bahar ki Doğuzlan Baci elini uzatmir.Başlar çuğurda tepinmeye:

−Küserek küserek,teperege teperek,ezerege ezerek der ve bir eyce çuhuri çamurunan doldurur.Tepi Doğuzlan Baci geberir gider,sıçan da ondan gurtulur gurtulmaz goşa goşa dügün evine gider.Hekat da burada biter.

−Ağzan sağlıh agabeyi ne bi güzel hekat annaddın.

−Emi bah bi dahaki sefere daha uzun olsun.

−Dihadi uşah vahıt da epey gec olmuş, toplanın gidah.

Böylece toplantı sona erer. Herkes çekilip evlerine gider. Çocuklar bir dahaki hikâyenin heyecanıyla tatlı bir uykuya dalarlar.

Ben de çoğu kereler duyduğum bu tatlı heyecanlı anları özlemle hala anarım.

İhsan Coşkun ATILCAN

Erzurum Ağzı, Halk Deyimleri ve Folklor Sözlüğü

0 yorum: